Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.
An-Nahl 16:122
Compare 5 Turkish translations
وَآتَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً ۖ وَإِنَّهُ فِي الْآخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِحِينَ
DragHold to move · × to hide
Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de salihlerdendir.
Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
Ve biz ona (İbrahim'e) iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de salihlerdendir.
Biz ona dünyada iyilik verdik. Elbette o, âhirette de salihlerden olacaktır.
veâteynâhü fi-ddünyâ ḥaseneh. veinnehû fi-l'âḫirati lemine-ṣṣâliḥîn.