Onun altından bir ses kendisine şöyle seslendi: "Sakın üzülme, Rabbin içinde bulunanı şerefli kılmıştır. Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün.
Maryam 19:25
Compare 5 Turkish translations
وَهُزِّي إِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا
DragHold to move · × to hide
"Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün."
'Hurma ağacını kendine doğru silkele ki, sana taze hurma dökülsün.''
"Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün."
“Haydi, hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine taze hurmalar dökülsün.”
vehüzzî ileyki biciẕ`i-nnaḫleti tüṣâḳiṭ `aleyki ruṭaben ceniyyâ.