Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
Ash-Shu'ara' 26:146
Compare 5 Turkish translations
أَتُتْرَكُونَ فِي مَا هَاهُنَا آمِنِينَ
DragHold to move · × to hide
Siz burada, güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)?
"Siz burada güven içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?"
"Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?"
Siz burada, konfor ve güven içinde kendi rahatınıza bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?
etütrakûne fî mâ hâhünâ âminîn.