Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
Ash-Shu'ara' 26:148
Compare 5 Turkish translations
وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ
DragHold to move · × to hide
"Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında?"
Ekinler ve meyveleri olgunlaşmış güzel hurma ağaçları arasında,
"Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasında,"
Bağlarda, bahçelerde, pınarların başında, ekinler, bostanlar, dalları kırılacak derecede yüklü salkımları sarkan hurmalıklar içinde devamlı kalacağınızı mı sanıyorsunuz?
vezürû`iv venaḫlin ṭal`uhâ heḍîm.