İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
Ash-Shu'ara' 26:80
Compare 5 Turkish translations
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
DragHold to move · × to hide
Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.
"Hastalandığımda da O bana şifa verir."
"Hastalandığım zaman bana O, şifâ verir."
Hastalandığımda O'dur bana şifa veren.
veiẕâ meriḍtü fehüve yeşfîn.