Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.
As-Saffat 37:145
Compare 5 Turkish translations
فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَاءِ وَهُوَ سَقِيمٌ
DragHold to move · × to hide
Halsiz bir vaziyette kendisini dışarı çıkardık.
Biz de onu, hasta bir halde boş bir alana/sahile attık.
Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
Derken Biz onu ağaçsız çıplak bir sahile attık, o bitkin bir halde idi.
fenebeẕnâhü bil`arâi vehüve seḳîm.