Musa: "İnşallah sabrettiğimi göreceksin, sana hiçbir işte baş kaldırmayacağım" dedi.
Al-Kahf 18:68
Compare 5 Turkish translations
وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلَىٰ مَا لَمْ تُحِطْ بِهِ خُبْرًا
DragHold to move · × to hide
(İç yüzünü) kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sabredersin?
“İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?”
"İçyüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredeceksin?"
“Doğrusu” dedi, “sen benimle beraberliğe sabredemezsin.Bütün yönleriyle kavrayamadığın meseleler karşısında nasıl kendini tutabilirsin ki?”
vekeyfe taṣbiru `alâ mâ lem tüḥiṭ bihî ḫubrâ.