"Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.
Ta-Ha 20:119
Compare 5 Turkish translations
وَأَنَّكَ لَا تَظْمَأُ فِيهَا وَلَا تَضْحَىٰ
DragHold to move · × to hide
Yine burada sen, susuzluk çekmeyecek, sıcaktan da bunalmayacaksın.
Ne susuzluk hissedersin, ne de Güneşin sıcağında kalırsın.
Ve sen orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın"
“Sen cennette asla açlık çekmeyecek, asla çıplak kalmayacaksın. Orada asla susuzluk çekmeyecek ve güneşin kavurucu sıcağına mâruz kalmayacaksın.
veenneke lâ tażmeü fîhâ velâ taḍḥâ.