Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı.
Ad-Dukhan 44:29
Compare 5 Turkish translations
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ وَالْأَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَرِينَ
DragHold to move · × to hide
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.
Gök ve yer onların üzerine ağlamadı. Onlara mühlet de verilmedi.
İşte böyle oldu! Sonra bütün bunları, başka bir topluma miras bıraktık. Merhamete lâyık olma haklarını kaybettiklerinden, perişan hallerine gök de ağlamadı, yer de ağlamadı. Artık onlara yeni bir mühlet de verilmedi. [26,59; 7,137]
femâ beket `aleyhimü-ssemâü vel'arḍu vemâ kânû münżarîn.