De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."
Al-Waqi'ah 56:50
Compare 5 Turkish translations
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ
DragHold to move · × to hide
Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!
Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.
"Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."
De ki: “Öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün, belli vaktinde mutlaka toplanacaksınız.” [11,103-105]
lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.