Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.
'Abasa 80:4
Compare 5 Turkish translations
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرَىٰ
DragHold to move · × to hide
Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt ona fayda verecekti.
Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı?
ev yeẕẕekkeru fetenfe`ahü-ẕẕikrâ.